KLASS MAGAZİN HABERİ

  HERKESİ DİNLER HERKESTEN FİKİR ALIRIM AMA KENDİ BİLDİĞİMİ YAPARIM

UYARLAR DEMİR ÇELİK YÖNETİM KURULU ÜYESİ LAMİ UYAR, İŞ HAYATINDAKİ KURALLARINI VE DÜNYAYA GELEN KIZIYLA BİRLİKTE DEĞİŞEN YAŞAMINI KLASS’A ANLATTI…

Lami Uyar, demir çelik sektöründe Türkiye’nin önde gelen firmalarından olan Uyarlar Demir Çelik’in sahiplerinden. Çok genç olmasına rağmen işinde büyük başarılara imza atan Lami Uyar, özel yaşamında da çiçeği burnunda bir baba. Çok kısa süre önce minik kızı Tanem’i kucağına alan genç iş adamı artık işinden eve daha erken geliyor ve kızıyla birlikte zaman geçirmenin keyfini sürüyor. Üç yıllık evli olan ve eşiyle geçirdiği mutlu günleri kızıyla perçinleyen Lami Uyar iş hayatındaki kurallarını, hayata bakış açısını ve babalık duygusunu Klass’a anlattı. 

Lami Bey, Uyarlar Demir Çelik Türkiye’nin sayılı firmaları arasında yer alıyor. Sizin bu başarıdaki kriterleriniz nelerdir?

Öncelikle işimin başında kendim dururum. Her sabah erkenden gelip en son ben çıkarım. İşime erken geldiğimde personel beni görüp işine daha sıkı sarılıyor, onlar da daha erken geliyorlar. Ama sizin bir gün geç geldiğinizi görürlerse kendileri de geç geliyorlar. Bu yüzden işime hep erken geliyorum. Herhangi bir problem olduğu zaman başında durup ekip arkadaşlarımı yönlendiriyorum. Erkenden işinin başında olmanın çok faydası oluyor.

“HERKESTEN FİKİR ALIRIM AMA KENDİ BİLDİĞİMİ YAPARIM”

Peki, işlerinizde olmazsa olmaz kurallarınız var mı?

İnsanların art niyetlerine asla tahammül edemem. Herkes görevini, işini düzgün yapacak. Kaytarılmasından nefret ediyorum. Çünkü ben çok disiplinli olduğum için insanların da aynı disiplinde olmasını istiyorum. İki fabrikamızda toplam 300 kişi çalışıyor. Disiplinim sayesinde onları kontrol edebiliyorum. Bunun dışında herkesi dinlerim, herkesten fikir alırım ama kendi bildiğimi yaparım. Hangisi benim kafama yatıyorsa, hangisi bana mantıklı geliyorsa onu yaparım. Hayat felsefem bu; kendi bildiğimi yaparım.

İş yerinde disiplinli tavrınızla ön plana çıkıyorsunuz. Peki, normal hayatta Lami Uyar nasıl biri?

İş yerinde sert biri olabiliyorum. Ama normal hayatımda güler yüzlü, şakacı, arkadaş canlısıyımdır. Bu yüzden iş yerinde herkes beni asık suratlı biri zannediyor. Yani işte ve evde çok farklı insanımdır. Hatta iş yerimde beni tanıyanlar normal hayatta beni görünce şaşırırlar. Çok farklı iki insan oluyorum. İşimin gereği bunu yapmam gerekiyor.

“KÜÇÜKLÜĞÜMDEN BERİ ÇOCUKLARA ÇOK DÜŞKÜNÜMDÜR”

Aile hayatı Lami Uyar için çok önemli. Bu zaman içerisinde aileye yeni bir birey katıldı ve baba oldunuz. Neler hissediyorsunuz?

Çok heyecanlıyım. Küçüklüğümden beri çocuklara çok düşkünümdür. Hele ki kendi çocuğumun olması inanılmaz bir duygu, çok sevinçliyim. 9 ay çok zor geçti. Özellikle eşim geceleri uyumadı. Ama ikimizde de tatlı bir heyecan oldu. Şimdi çok şükür çocuğumuz oldu. Kızımızın adını eşim ‘Tanem’ koydu. Ben hiç karışmadım, hamile olduğundan beri bu ismin olmasını istiyordu. Erkek olsaydı babamızın ismini verecektik. İnşallah ikinci çocuğumuz erkek olduğunda koyacağız.

İkinci çocuğu düşünüyor musunuz?

Eşim bu süreçte zorlandığı için düşünmüyor. Ama ben ilerleyen zamanlarda isterim.

İlk çocuk tecrübenizi yaşıyorsunuz. Sizi nasıl günler bekliyor?

Ben çocukları sevdiğim için zorlanacağımı düşünmüyorum. Çünkü 6 tane yeğenim var ve yeğenlerimi ben hep kendim büyüttüm. Onları büyüttüğüm için kendi çocuğum tabi ki daha farklı olacaktır. Ama yine de zorluk çekeceğimi düşünmüyorum.

“ARTIK EVE ERKEN GELMEYE BAŞLADIM, BÜYÜK BİR ZAMANIMI ÇOCUĞUMLA GEÇİRECEĞİM”

Baba olduğunuzda hayatınızda neler değişti?

Artık eve erken gelmeye başladım. Büyük bir zamanımı çocuğumla geçireceğim. Tam bir ev babası olacağım. Eşimle hayatımız zaten güzeldi şimdi daha da güzelleşecek. Kendim de zaten ev ortamını seven bir insanım

Peki, Lami Bey’in hayata bakış açısı nasıldır, nelerden keyif alır?

En çok spor yapmaktan zevk alıyorum; yüzmeyi, ata binmeyi çok seviyorum. Eşimle birlikte gezmeyi çok seviyorum, farklı kültürlerde yemek yemeği çok seviyorum, eğlenmeyi ve eğlenceyi çok seviyoruz, evimizde olduğumuz zaman özellikle mum ve slow müzik eşimle vazgeçilmezimizdir. Arkadaşlarımızla bir araya gelmeyi çok seviyoruz. Haftanın 3-4 günü dostlarımızla birlikte zaman geçiriyoruz.

“HAYAT FELSEFEM HER ZAMAN DÜRÜST OLMAKTIR”

Son olarak hayatta sizi en çok ne sevindirir ve ne üzer?

Bu aralar çok sevdiğim birini kaybettim. Onun acısı hala içimde. Çok sevdiğim bir dostumdu. 70 yaşındaydı ama samimi arkadaşım gibiydi. Beni en çok üzen şey sevdiğim insanların başına kötü bir şey gelmesi. En çok buna üzülürüm. İnsanların yalan söylemelerine, dürüst olmamalarına üzülüyorum. Çünkü benim hayat felsefem her zaman dürüst olmaktır. Bir şey söylediğim zaman onu yaparım. 1 saat bile şaşmaz. Öyle bir yapım vardır. Ama insanlar yalan söyledikleri zaman veya dürüst olmadıkları zaman çok üzülüyorum. Beni mutlu edenler de ailemin sağlıklı olması, başımızda olması beni çok mutlu ediyor. Ben yardım kuruluşlarına üyeyim; engelliler, kimsesizler gibi yardıma muhtaç insanlara yardım etmeyi çok seviyorum. İnsanlara yardım etmeyi çok seviyorum ama bunlar çıkar ilişkisine döndüğü zaman o zaman nefret ediyorum. Hatta ödül de aldım bu konuyla ilgili, plaketlerim var. Bunlar tabi sonradan oldu. Son 4-5 senede bu şekilde yardımlarda bulundum. Çünkü ben büyük bir kaza geçirdim, arabayla takla attım ve belim kırıldı. 4-5 ay evde ve hastanede yattım. Ondan sonra hayat felsefem değişti. Hayata bakış açım ve görüşüm değişti. Kazadan önce, her şeyde en iyi ben olayım, en iyi ben olmalıyım diye bir hırsım vardı. Şimdi öyle bir şeyim kalmadı. Daha çok kimsesizlere ve engellilere yöneldim. Çünkü engellilerin çektiği acıları yaşadım. 5 ay yattım ve o insanlar bir ömür boyu yatıyor. Bir trafik kazası benim bütün hayata bakış açımı değiştirdi. Daha pozitif bir insan oldum. Karakter ve ruh olarak çok değiştim. Bambaşka bir insana büründüm. Eskiden her şeye daha çabuk sinirlenirdim onlar azaldı. Allah sağlık versin sonra her şey olur. Eşimde bu anlamda bana çok destek oldu. Kendisi çok hayırsever bir insandır, insanları çok sever.